FİKİR VE DURUŞ

Fikir ve Duruş – 16

Fikir ve Duruş – 16

FİKİR VE DURUŞ – 16

Vicdanla İnşa Edilen İrade: İmanla Sorumlu Birey, Dayanışmayla Güçlü Toplum, Adaletle Ayakta Devlet.

Bir milletin istikameti; yalnızca siyasal tercihlerle değil, o tercihlere ruh veren inanç ve değer dünyasıyla belirlenir.
Manevî temelden kopmuş hiçbir irade, uzun soluklu bir yürüyüş ortaya koyamaz.
İrade;
ancak imanla, vicdanla ve ahlâkla beslendiğinde millete hizmet eden bir güce dönüşür.

Bizim medeniyet tasavvurumuzda irade; çıkar hesaplarıyla şekillenen bir ısrar değil, emanet bilinciyle taşınan bir sorumluluktur.
İrade;
doğruyu bildiği hâlde susmamayı, hak bildiği yolda bedel ödemeyi göze alabilmeyi gerektirir.
Bu anlayış;
iktidarı amaç değil, hizmeti vazife gören bir siyasal ahlâkın ürünüdür.
Kuruluş felsefemizin özü de tam olarak budur.

Vicdan,
bu iradenin manevî pusulasıdır.
Vicdanı olmayan bir irade, gücü kutsallaştırır; iradesi olmayan bir vicdan ise hayata yön veremez.
Biz;
hesap verebilir, kul hakkını merkeze alan, inançla sınırlandırılmış bir iradeyi esas alırız.
Çünkü iman;
insana yalnızca yapabileceklerini değil, yapmaması gerekenleri de hatırlatır.
Bu hatırlayış,
adaletin en sağlam zeminidir.

Sorumlu birey anlayışımız;
hak talep ederken görevden kaçmayan, özgürlüğü sorumlulukla birlikte taşıyan bir duruşu ifade eder.
Devleti yalnızca beklentilerin adresi gören değil, devlet-millet bütünlüğünün bir parçası olduğunu bilen birey, sağlam toplumun temelidir.
Bu anlayış; milleti pasif bir kitle değil, irade sahibi bir özne olarak görür.

Toplumsal dayanışma;
bizim için yalnızca zor zaman refleksi değil, kardeşlik hukukunun doğal sonucudur.
Dayanışma;
aynı fikirde olmak değil, aynı kaderde buluşabilme ahlâkıdır.
Farklılıkları ayrışma sebebi değil, ortak bir vicdanda buluşma imkânı olarak görürüz.
Bu yaklaşım, uzun yıllar ötelenmiş kesimleri merkeze alan kapsayıcı bir siyaset anlayışının da temelidir.

Devlet anlayışımız;
gücüyle mesafe koyan değil, adaletiyle güven veren bir devlettir.
Devlet;
milletine rağmen değil, milletiyle birlikte yürüdüğünde güçlüdür.
Hukuku önceleyen, mazluma kol kanat geren, emaneti ehline teslim eden bir yönetim anlayışı, bizim için vazgeçilmezdir.
Eksikler olabilir, zorluklar yaşanabilir; ancak yön tayin eden ana ilke, adalet ve millet iradesidir.

Ak Sancak Cemiyeti olarak biz;
inancı kamusal hayattan dışlamayan, maneviyatı siyasetin vicdanı olarak gören bir duruşun temsilcisiyiz.
Ne inancı istismar eden bir anlayışı kabul ederiz, ne de toplumu manevî köklerinden koparmaya çalışan yaklaşımlara sessiz kalırız.
Bizim yolumuz; medeniyet değerleriyle barışık, millet iradesini esas alan yerli ve sahih bir yoldur.

Sözümüz açıktır:
İmandan kopan irade savrulur.
Vicdandan uzaklaşan güç yozlaşır.
Dayanışmayı kaybeden toplum zayıflar.
Bu nedenle mücadelemiz;
önce ahlâkı, sonra toplumsal düzeni, ardından güçlü ve adil bir geleceği inşa etme mücadelesidir.

Çünkü inanıyoruz ki:
İman diri kaldıkça vicdan ayakta kalır.
Vicdan ayakta kaldıkça adalet zedelenmez.
Adalet korundukça devlet ve millet birlikte yürür.
Ve bu yürüyüş, ancak bu manevî ve fikrî dengeyle istikrarlı, onurlu ve kararlı biçimde devam eder.

Ak Sancak Cemiyeti
Resmî Yayın Kurulu

info@aksancak.org.tr

Balgat Mah. Dr.Sadık Ahmet caddesi No:43/4 Çankaya/ANKARA