FİKİR VE DURUŞ – 19
**Gençlik, Kimlik ve Medeniyet:
Kökü Olmayan Gelecek İnşa Edilemez**
Gençlik; yalnızca bir yaş aralığı değil, bir milletin yarına dair umududur.
Ancak umut, kendiliğinden yeşermez.
Kimliğini kaybetmiş bir gençlik, enerjisini nereye yönelteceğini bilemez.
Bu nedenle gençlik meselesi, aynı zamanda bir kimlik ve medeniyet meselesidir.
Kimlik; bizim nazarımızda bir ırk tanımı, biyolojik bir aidiyet ya da ötekileştirici bir kategori değildir.
Kimlik; insanın hangi değerler üzerinde durduğunu, neyi savunduğunu ve hayata hangi ahlâkî çerçeveden baktığını ifade eder.
Bu yazıda kastedilen kimlik, yazının bütünüyle, Ak Sancak Cemiyeti’nin misyonu,
kuruluş amacı ve medeniyet tasavvuruyla birlikte okunmalıdır.
Kimlik;
insanın kim olduğunu değil, neyin tarafında durduğunu belirler.
Gençlere yalnızca “özgür ol” demek yetmez; onlara ne için özgür olmaları gerektiğini de anlatmak gerekir.
Aksi hâlde özgürlük, istikametsiz bir savrulmaya dönüşür.
Medeniyet bilinci, bu istikametin adıdır.
Medeniyetimiz;
gençliği başıboş bir güç olarak değil, emanet taşıyıcısı olarak görür.
Sorumluluk almayan bir gençlik, gelecek kuramaz.
Bu yüzden eğitim; yalnızca meslek kazandıran değil, şahsiyet inşa eden bir süreç olmalıdır.
Bilgi,
ahlâkla birleşmediğinde insanı yükseltmez, yalnızca hızlandırır.
Bugünün gençliği;
küresel kültürün yoğun baskısı altında, kimlik aşınmasıyla karşı karşıyadır.
Tüketimle değer, popülerlikle başarı, görünürlükle anlam karıştırılmaktadır.
Bu tablo karşısında yapılması gereken;
yasakçı bir dil değil, ikna edici bir medeniyet anlatısı ortaya koymaktır.
Gençleri korumak; onları hayattan yalıtmak değildir.
Asıl mesele, hayatın içinde sağlam bir duruş kazandırabilmektir.
İnançla beslenmeyen bir kimlik, kriz anlarında dağılır.
Vicdanla güçlenmeyen bir özgüven, kibir üretir.
Medeniyet bilinci ise denge kurar, yön tayin eder.
Ak Sancak Cemiyeti olarak biz;
gençliği yalnızca geleceğin seçmeni değil, bugünün öznesi olarak görürüz.
Gençlerin fikrine değer veren, sorumluluk alanı açan, hata yapmasına rağmen vazgeçmeyen bir yaklaşımı savunuruz.
Çünkü sahiplenilmeyen gençlik, başka odaklar tarafından yönlendirilir.
Bizim gençlik tasavvurumuz;
kimliğini inkâr etmeyen, inancıyla barışık, milletinin tarihini yük değil, rehber olarak gören bir tasavvurdur.
Burada ifade edilen aidiyet; ırk üzerinden değil, ortak değerler, ortak sorumluluklar ve ortak medeniyet bilinci üzerinden şekillenir.
Dünle bağını koparan bir gelecek, sağlam kurulamaz.
Kökü olmayan bir ağaç nasıl ayakta kalamazsa, medeniyetsiz bir gençlik de
istikrarlı bir yarın inşa edemez.
Sözümüz nettir:
Kimliksiz özgürlük savrulmadır. Değersiz başarı geçicidir.
Medeniyet bilinci olmayan güç tehlikelidir.
Bu nedenle durduğumuz yer; gençliği merkeze alan,
ama merkeze koyarken sorumluluk yükleyen bir yerdir.
Çünkü inanıyoruz ki:
Kimliğini bilen gençlik yolunu şaşırmaz.
Medeniyet bilinciyle yetişen nesiller savrulmaz.
Değerleriyle barışık bir gençlik, milletin en büyük güvencesidir.
Ve bu yürüyüş, ancak bu bilinçle
umutlu, sağlam ve kararlı biçimde devam eder.
Ak Sancak Cemiyeti
Resmî Yayın Kurulu

